Avustralya tarihinin en karanlık dönemlerinden biri olarak anılan olay, 11 Aralık 2005’te Sydney’in Cronulla Plajı’nda yaşandı.
O gün, o zamanlar Yardımcı Komiser olan Mark Goodwin için utanç verici bir gündü.
Goodwin, “O günden beri, Avustralya’da ırkçılık kelimesi geçtiğinde, bu olayın anıları yeniden canlanıyor,” dedi.
Olay, sıcak hava ve alkolün birleşimiyle karmaşaya dönüştü. “O gün, en büyük polis operasyonlarından biriydi; sadece gündüz olan olaylar değil, sonrasındaki intikam saldırıları ve medyanın yoğun ilgisi de etkili oldu,” diye ekledi.
Goodwin, olayların detaylarını paylaştı; “Kalabalıkta bazı aşırı sağcı gruplar vardı,” dedi. Tansiyon, genç Orta Doğulu erkeklerin birkaç ay boyunca bölgeye gelmesiyle yükselmişti.
“Burası uzun yıllar boyunca çetelerin gözdesiydi; ama bu sefer durum değişti. Irkçı etiketler hızla yayıldı,” diye belirtti. Olayların patlak vermesi, iki cankurtaranın saldırıya uğramasıyla tetiklendi.
Goodwin, olayın ardından medyanın etkisiyle büyük bir öfke patlaması yaşandığını vurguladı. “Medya, durumu abartarak geniş kitlelere ulaştırdı,” dedi.
Günün sonunda, kargaşa sona ermiş gibi görünse de, asıl olaylar yeni başlıyordu. İntikam saldırıları, haftalarca sürdü ve polis, bu süreçte büyük bir şiddetle karşı karşıya kaldı.
Goodwin, “Olayların boyutu, yaşadıklarımın çok ötesindeydi,” ifadelerini kullandı. Olayların ardından hazırlanan kitapta, gerçekte yaşananları anlatmaya çalıştıklarını kaydetti.
Cronulla, bu olayların ardından hâlâ damgasını taşımakta ve yaşananların etkileri hala hissedilmektedir.




