Kanada’daki bir lisede meydana gelen kitlesel silahlı saldırı, federal hükümetin ülkenin silah kontrol yasalarını yeniden düzenleme sürecine girdiği bir dönemde gerçekleşti.
Tumbler Ridge’deki saldırıda en az dokuz kişi hayatını kaybetti, 25 kişi ise yaralandı. Saldırgan Jesse Van Rootselaar, yetkililerin bildirdiğine göre, kendi kendine yaralanarak ölü bulundu.
Tumbler Ridge İkincil Okulu’ndaki kitlesel saldırı, ülke genelinde bir silah satın alma programı yürütülürken gerçekleşti. Son aylarda Kanada hükümeti, 2020 yılında Nova Scotia’da 22 kişinin öldüğü bir saldırı sonrasında daha sıkı ateşli silah yasaları uygulamaya koydu.
Eski Başbakan Justin Trudeau’nun yönetimindeki hükümet, 2500’den fazla saldırı tarzı silahı yasaklama kararı aldı. Bu yasaklar arasında, ABD’deki kitlesel saldırılarda kullanılan AR-15 yarı otomatik tüfek de bulunuyor.
Yasa dışı hale gelen silahların sahiplerine, Avustralya’daki uygulamalara benzer şekilde, ulusal bir silah geri alım programı kapsamında tazminat ödenecek. Etkilenen Kanada’lı silah sahiplerinin, 31 Mart’a kadar silahlarını teslim etmeleri ve tazminat almaları gerekiyor. Bu tarihten sonra geri dönüş yapmayanlar, tazminat alamasalar da silahlarını iade etmek zorunda kalacaklar.
Saint Mary’s Üniversitesi’nden Blake Brown, Kanada’nın diğer gelişmiş demokrasilere kıyasla yüksek bir sivil silah sahipliği oranına sahip olduğunu belirtti. Kanada’da her 100 kişiye yaklaşık 37.4 ateşli silah düşerken, bu oran Avustralya’da 14.5 olarak kaydedilmiştir.
Bazı silah sahiplerinin, hükümetin geri alım programına katılmaya isteksiz oldukları bildiriliyor. Bunun sebepleri arasında, Kanada’daki küçük ama etkili silah lobisi ile merkez sağda yer alan Muhafazakâr Parti’nin karşıtlığı yer alıyor.




