Birleşik Arap Emirlikleri’nde yapılan bir duraklama, Avustralya’dan Avrupa’ya uzun mesafe seyahat edenler için genellikle önemli bir mola fırsatı sunar. Bu nedenle, iki gece kalmayı taahhüt ettiğimizde pek endişelenmedik.
Ancak günler geçtikçe, Dubai’de sıkışıp kaldığımızı fark ettik. Dönüş tarihi yok, sadece ateşkes umudu ve hava sahasının ne zaman açılacağına dair bir güncelleme bekliyoruz.
Otel içinde kalmak zorunda olduğumuz “sığınakta kalın” talimatları, herkesin güvende olmasını sağlıyor. Avustralya Dışişleri ve Ticaret Bakanlığı (DFAT) ve Smartraveller gibi kaynaklardan yardım alıyoruz.
Geçtiğimiz cumartesi yaşanan tuhaf olaylar, Dubai’de olmaktan dolayı minnettar hissettiriyor. Burada yaşanan korkutucu atmosferin yanında, hedefler için durumun daha da korkunç olduğunu düşünmek istemiyorum.
İlk 48 saat, bir kabus gibi geçti. Yakın mesafeden gelen patlamaları duyduk ve güneşli gökyüzünden düşen enkazlara tanıklık ettik. Belki de roketlerdi, ayrıntıları öğrenmek için sığınak ararken bunları düşünmek zor.
Gece yarısı “acil sığınak arayın” uyarıları ile uyanıyoruz. Üzerimizdeki kaygı, daha büyük bir olayın olabileceği hissiyle artıyor ve kaçacak bir yerimiz yok.
Her geçen gün, uçuş durumumuzu kontrol etmek, endişeli ailemizle iletişim kurmak ve lobide yürüyüş yapmakla geçiyor. Ancak akşam olunca sinirlerimiz geriliyor; karanlık her şeyi daha da korkutucu hale getiriyor.
Günler geçtikçe bu durumun ne kadar süreceğini düşünmekten kaçınmaya çalışıyoruz. Hayat durma noktasında, ama her şeyin daha kötü olabileceğini biliyoruz. Güvende olduğumuz bir sığınak var, temel ihtiyaçlarımız erişilebilir ve en önemlisi, güvendeyiz.
HİKAYELERİMİZİ KAÇIRMAYIN: En son haberler ve özel hikayeler için tüm platformlarda bizi takip edin.




