Büyük bir uluslararası haklar grubu, İran’da gerçekleşen üç ölümcül ABD-İsrail hava saldırısının savaş suçu oluşturabileceği iddiasıyla bir soruşturma talep etti.
Amnesty International, Salı günü yayımladığı yeni bir raporda, Mart 2026’da Tahran’ın yoğun nüfuslu bölgelerine yapılan saldırıların çok sayıda sivilin hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına neden olduğunu belirtti.
Sekreter genel Agnes Callamard, saldırıların “ayrım gözetmeyen saldırılar olarak değerlendirilebileceğini ve savaş suçu sayılabileceğini” ifade ederek, “bağımsız, tarafsız, etkili ve şeffaf araştırmalar” yapılması çağrısında bulundu.
Tahran’daki mevcut kanıtların, sivil alanlarda büyük etki yaratan patlayıcı silahlarla gerçekleştirilen bir dizi saldırıyı işaret ettiğini belirten Callamard, bu durumun sivil kayıplar için öngörülebilir sonuçlara yol açtığını vurguladı.
Amnesty, Resalat’taki bir İslam Devrim Muhafızları taburuna ait bir tesisin vurulmasının, çevresindeki üç binayı da etkilediğini, bunlardan en az birinin konut olduğunu ve 16 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.
Niloufar ve Javadieh bölgelerindeki polis istasyonlarına yapılan saldırıların da en az 25 sivilin ölümüne yol açtığı kaydedildi.
Geçtiğimiz hafta ABD ve İran arasında saldırılar yeniden başlamışken, Hürmüz Boğazı ve İran’ın güney kıyısında hedefler vurulmaya devam etti.
Öte yandan, bir düğünde yapılan ABD bombardımanında en az beş kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Amnesty, bu saldırıyı da savaş suçu olarak değerlendirdi.
Callamard, ABD ve İsrail’in “tüm yasadışı saldırıları sonlandırmasını ve uluslararası insani hukuka katı bir şekilde uymasını” talep etti.
Tehran’ın yeni sert liderleri ise, yaptırımlara karşı direnç göstererek, ekonomik baskıları hafifletme yolları bulmaya çalışıyor.




