Araştırmacılar, 2023 yılında ortaya atılan “solastalgia” teriminin, iklim değişikliğinin zihinsel sağlık üzerindeki olumsuz etkilerini açıklamakta faydalı olabileceğine inanıyor.
Solastalgia, “rahatlık” ve “nostalji” kelimelerinin bir kombinasyonu olarak tanımlanıyor ve İsviçre’deki St Gallen Üniversitesi’nde iklim değişikliğinin yarattığı rahatsızlık ve huzursuzluk hissini tanımlamak için kullanılıyor.
Avustralya, ABD, Almanya ve Peru’dan elde edilen verilerle yapılan bir araştırma, solastalji ile depresyon, kaygı ve travma sonrası stres bozukluğu gibi zihinsel sağlık sorunları arasında güçlü bir ilişki olduğunu ortaya koydu.
Araştırmacılar, bu tür duyguların, çevresel değişimlerin çoğu zaman bireyin kontrolü dışında olmasından kaynaklanan çaresizlik ve kabulleniş hisleri ile ilişkili olduğunu belirtiyor.
Geçen yıl Climate Council tarafından yapılan bir ankette, Avustralyalıların yarısının iklim kaynaklı bir felaket deneyimlediği ve bunun zihinsel sağlıklarını olumsuz etkilediği ortaya kondu. Ancak araştırmacılar, devam eden çevresel yıkımın, tek seferlik olaylardan çok daha fazla zihinsel sağlık sorununa yol açtığını öne sürdü.
Araştırma, solastaljinin, sürekli çevresel yıkım durumlarında daha yoğun hissedilebileceğini ve bireylerin iklim değişikliği karşısında güçsüz veya karamsar hissettiğinde daha da belirginleştiğini vurguladı.




