ABD ve Rusya arasındaki son nükleer silah anlaşmasının sona ermesine günler kala, yeni bir anlaşmanın görünürde olmaması uzmanları endişelendiriyor. Nükleer silahların yayılmasında yeni bir dalga riski söz konusu.
New START (Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşması) 8 Nisan 2010 tarihinde dönemin ABD Başkanı Barack Obama ve Rusya’nın o zamanki Başkanı Dmitry Medvedev tarafından imzalanmıştı.
Anlaşma, bu yıl 5 Şubat’ta süresi dolacak ve ABD ile Rusya arasındaki son görüşmelerde yeni bir nükleer silah anlaşması sağlanamamış durumda.
New START anlaşması, her iki ülkenin toplamda 1550 stratejik nükleer başlık ve bombayı konuşlandırmasını sınırlıyordu. Ayrıca, ağır bombardıman uçakları da birer başlık olarak sayılıyordu.
Bu rakam, önceki 2002 Stratejik Saldırıların Azaltılması Anlaşması’nda belirlenen 2200 başlık sınırının yaklaşık %30 altında kalıyor.
Rusya ve ABD’ye konuşlandırılmış interkontinental balistik füzeler (ICBM), denizaltıdan fırlatılan balistik füzeler (SLBM) ve nükleer görevli ağır bombardıman uçakları için ayrı ayrı 700 limiti getirilmişti. Ayrıca, konuşlandırılmış ve konuşlandırılmamış ICBM ve SLBM fırlatıcıları ile bombardıman uçakları toplamda 800 ile sınırlıydı.
Uzmanlar, mevcut durumda başka bir nükleer silah anlaşmasının bulunmadığını belirtiyor. Avustralya’daki uzmanlar, ABD üslerinin olası hedefler arasında yer aldığını ifade ediyor. Avustralya’nın kendi nükleer caydırıcılığını oluşturma kapasitesinin ise mevcut olmadığını vurguluyorlar.
Dünyada nükleer silahlara sahip dokuz ülke bulunmaktadır: ABD, Rusya, Çin, Fransa, Birleşik Krallık, Hindistan, Pakistan, İsrail ve Kuzey Kore. Nükleer silahların yayılma riski, uluslararası güvenlik açısından büyük kaygılar doğurmaktadır.




