Hava saldırıları İran’ı hedef alırken, İran’ın füzeleri ve insansız hava araçları, İsrail’in Tel Aviv’i ve Ortadoğu genelindeki diğer noktaları hedef aldı. Bu gelişmeler yaşanırken, ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin İran ile savaşın sonlandırılması için görüşmelerde bulunduğunu ifade etti.
Tehran’ın önemli bir su yolundaki kontrolü, uluslararası deniz taşımacılığını aksatmakta, yakıt fiyatlarını yükseltmekte ve küresel ekonomiyi tehdit etmektedir.
Pakistan, diplomatik görüşmelere ev sahipliği yapmayı teklif etti. Ancak İran, üst düzey askeri komutanlarından biri, “tam zafer” elde edene kadar savaşacaklarını belirtti.
ABD ve İran arasındaki olası görüşmeler, birçok zorluğun altını çizmektedir. Washington’un hedefleri, özellikle İran’ın balistik füze ve nükleer programları konusunda, elde edilmesi güç kalmaktadır.
İran hükümetinin kimlerin müzakere yetkisine sahip olduğu ise belirsizliğini koruyor. Öte yandan, İran, Trump yönetimi döneminde yüksek düzeyli diplomatik görüşmeler sırasında iki kez saldırıya uğradığı için ABD’ye karşı temkinli bir tutum sergilemektedir.
Pakistan, ‘sessiz diplomasi’ yürütüldüğünü açıkladı
İran Meclis Başkanı Mohammad Bagher Qalibaf, ABD ile müzakereleri “sahte haber” olarak nitelendirirken, Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi’nin ofisi, bu hafta Azerbaycan, Mısır, Umman, Pakistan, Rusya, Güney Kore, Türkiye ve Türkmenistan ile savaş hakkında konuştuğunu kabul etti.
ABD’nin, Pakistan’daki görüşmelere “ilk aşamada” katılmayı kabul ettiği belirtilirken, İran’ın ikna edilmesi için arabulucular henüz çalışmalara devam ediyor. Ancak, bu çabaların zorlaştığı ifade ediliyor.
İran’ın üst düzey askeri komutanı Aliabadi, “İran’ın güçlü silahlı kuvvetleri, İran’ın bütünlüğünü savunmada gururlu, zafer kazanmış ve kararlıdır” açıklamasını yaptı. Bu süreçte, müzakerelerde taviz verme konusundaki uyarılarını da sürdürmektedir.
Müzakere çabaları, her iki tarafın enerji altyapısını koruma amacına yönelik trust-building (güven inşa etme) teması etrafında şekillenmektedir. Ancak, bu çabaların ne kadar etkili olacağı belirsizliğini koruyor.




