Parlamentonun iki farklı kanadından politikacılar, Porepunkah’daki silahlı saldırının ardından silah kontrol önlemlerinde hızlı bir değişiklik yapılması çağrısında bulundu. Ancak bir uzman, Avustralya’nın şiddeti azaltmak için daha anlamlı reformlara odaklanmasının daha faydalı olacağını belirtti.
Kıdemli Ulusal Partili Senatör Bridget McKenzie ve İşçi Partisi Milletvekili Dan Repacholi, dün medyanın karşısına çıkarak ulusal ateşli silah kaydını tanıttılar.
Ateşli Silahlar Ulusal Anlaşması, 1996 Port Arthur katliamından sonra ortaya çıktı ancak henüz uygulanmadı, eyaletler ve bölgeler kendi kayıtlarını tutmaktadır.
2023 yılında, federal hükümet, Wieambilla cinayetlerinin ardından programı uygulamak için eyaletler ve bölgelerle yeni bir anlaşma sağladı ancak uygulamanın 2028 ortalarına kadar başlaması beklenmiyor.
“Bu ülkede ateşli silahların nerede olduğunu bilmeli ve kontrol altında tutmalıyız,” dedi McKenzie.
Griffith Üniversitesi’nden şiddet önleme uzmanı Dr. Samara McPhedran, ulusal bir kaydın öncelik olmaması gerektiğini savunuyor.
McPhedran, Avustralya’nın şiddete yol açan temel sorunlara odaklanmasının daha etkili olacağını, istihdam, ruh sağlığı ve sosyal entegrasyon gibi önleyici programlara yönelmesi gerektiğini ifade etti.
McPhedran, “Avustralya’da bir olay yaşandığında, hemen silahlarla ilgili bir şeyler yapmamız gerektiğini düşünüyoruz,” dedi.
Freeman isimli kişi, silah bulundurma yasağına sahip bir “egemen vatandaş” olarak tanımlanıyor. Bu tür kişiler, kanunların kendilerine uygulanmadığına inanıyorlar.
McPhedran, “Ulusal silah kaydının bu noktada gündeme gelmesini sorgulamak gerekiyor,” diyerek, mevcut durumun bu tür olayları önlemek için yeterli olmadığını belirtti.
Artan silah sayısı, ulusal kaydın gerekliliğine işaret eden bir diğer argüman. Avustralya Enstitüsü’ne göre, ülkede şu anda 4 milyondan fazla kayıtlı ateşli silah bulunuyor.
Ancak, silah kaynaklı ölümler 1996’daki yaklaşık 500’den 200’e düşmüş, 100.000 kişi başına düşen silah kaynaklı ölüm oranı ise 2.9’dan 0.6’ya gerilemiştir.
McPhedran, “Silah yasalarını artırmak yerine, olayları ve çevresindeki faktörleri derinlemesine incelemeliyiz,” diyerek, yüzeysel çözümlerin uzun vadede etkili olmayacağını vurguladı.