Persik Körfezi, petrol kadar değerli bir kaynağa sahip: Su. Ancak, İran ile ABD ve İsrail arasındaki savaşta, tuzdan arındırma tesislerinin hedef alınması nedeniyle çöl ülkelerinde su arzının ciddi şekilde kesintiye uğrayacağına dair endişeler bulunuyor.
Bahrain, İran’a ait bir insansız hava aracının, Hürmüz Boğazı’ndaki Qeshm Adası’ndaki bir su arıtma tesisine zarar verdiğini bildirdi. Bu olay, İran’ın ABD’yi suçlamasının ardından gerçekleşti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, “ABD, Qeshm Adası’ndaki tatlı su arıtma tesisine saldırarak açıkça ve çaresiz bir suç işledi,” dedi. Tesislere yapılan saldırının, 30 köyün su tedariğini etkilediğini belirtirken, “İran’ın altyapısını hedef almak tehlikeli bir hamle,” ifadelerini kullandı.
Bu, savaşın başlamasından bu yana Körfez ülkelerinin su arıtma tesislerine yönelik ilk saldırı olarak kaydedildi. Su, Orta Doğu’nun en kurak bölgelerinden birinin sürdürülebilirliğinde kritik bir rol oynuyor.
Körfez ülkeleri, kurak iklim ve düzensiz yağışlar nedeniyle su ihtiyaçlarının büyük bir kısmını 400’den fazla tuzdan arındırma tesisinden karşılıyor. Su arıtma tesisleri, deniz suyunu içme suyu haline getirmek için ters osmoz sürecini kullanıyor. Örneğin, Kuveyt suyun yaklaşık %90’ını, Suudi Arabistan ise %70’ini bu tesislerden temin ediyor.
Eğer büyük tuzdan arındırma tesisleri zarar görürse, bazı şehirlerin içme suyunu kaybedebileceği öne sürülüyor. 2010 yılında yapılan bir CIA analizi, bu tesislere yapılacak saldırıların ulusal bir krize yol açabileceği uyarısında bulunmuştu.
Birçok ülke, su sistemlerini geliştirmiş olsa da, bölgenin su arzı sorunlarına karşı hâlâ savunmasız olduğu bildiriliyor.




