Trump, savaş öncesinde küresel petrol arzının yüzde 20’sini taşıyan su yolunu stratejik olarak kontrol altına almayı hedefledi. Bu hamle, İran’ın savaşta ekonomik gücünü zayıflatmayı amaçlıyordu.
Başkan Trump, “Donanmamızdan uluslararası sularda İran’a toll ödeyen her gemiyi durdurmasını istedim” ifadelerini kullandı.
“Yasadışı bir toll ödeyen hiç kimse açık denizlerde güvenli bir geçiş sağlayamayacak,” dedi Trump, Truth Social platformunda paylaştığı bir mesajda.
ABD’nin İran’ı “uygun bir zamanda” “bitirme” niyetinde olduğunu belirten Trump, Tahran’ın nükleer hedeflerinin savaşın sona ermesindeki en büyük engel olduğunu vurguladı.
Pazartesi günü yapılan yüz yüze görüşmeler, 21 saat sürdükten sonra sona erdi ve iki haftalık ateşkesi tehlikeye attı. ABD yetkilileri, müzakerelerin İran’ın nükleer silah yolundan vazgeçmeyi reddetmesi nedeniyle çöktüğünü ifade etti.
İran, nükleer silah edinme niyetinde olmadığını ancak sivil bir nükleer program hakkına sahip olduğunu savunuyor. İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoğu, uzmanlara göre, silah sınıfında olmasa da kısa bir teknik adımla bu seviyeye ulaşabilir.
Pakistan Dışişleri Bakanı Ishaq Dar, ülkesinin önümüzdeki günlerde İran ve ABD arasında yeni bir diyalog sağlamaya çalışacağını bildirdi. “Tarafların ateşkes taahhütlerini sürdürmeleri şarttır,” dedi.
ABD ve İran, müzakerelere farklı yaklaşımlar ve çıkarımlar ile girdi. İran, savaşın sona ermesi için garantiler talep ederken, ABD, İran’ın nükleer programını geriletmeyi öneriyor. Bu durum, müzakerelerde derin bir çıkmaz yaratıyor.
İsrail, ateşkese rağmen Lübnan’daki saldırılarına devam ediyor. Bu durum, müzakerelerin geleceğini belirsiz kılıyor. Lübnan’da, Hezbollah’a yönelik baskı ve müzakerelerle ilgili gerginlikler artıyor.




