Trump, günler içinde gerçekleştirdiği ikinci zirveyle Vladimir Putin ile Alaska’da yaptığı ve somut bir sonuç elde edemediği toplantının ardından Volodymyr Zelensky ile bir araya geldi. Toplantı, herhangi bir somut ilerleme kaydedilmeden sona erdi.
Gelecek adımlar ne olacak? İşte bildiklerimiz.
Trump ve Zelensky’nin buluşması, somut bir sonuç doğurmamış olsa da başarılı geçti. Trump, Putin ile Zelensky arasında bir toplantı ayarlamak için bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi ve sonrasında üç liderin katılacağı bir üçlü zirve planlandı.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Putin’in ilk toplantıyı kabul ettiğini bildirdi. Ancak henüz herhangi bir tarih veya mekan belirlenmedi ve Kremlin Putin’in katılımını onaylamadı.
Trump, toplantıyı “dört yıldır süren bir savaş için çok iyi bir erken adım” olarak tanımladı ve barış umudundan bahsetti. Ancak Zelensky, Putin ile görüşmeden önce ateşkes talebinde bulunmaktan vazgeçti fakat iki taraf arasında hâlâ çözülmesi gereken birçok sorun mevcut.
Bu sorunlar arasında en önemli olanları, toprak ve güvenlik konularıdır. Rusya, 2014’te ilhak ettiği Kırım da dahil olmak üzere, Ukrayna’nın yaklaşık yüzde 20’sini kontrol ediyor.
Zelensky, ülkesinin topraklarını Moskova’ya teslim etmeyeceğini belirtti. Ancak, Ukrayna savaşta toprak kaybetmeye devam ediyor ve kaybettiği alanları geri alma kapasitesi sınırlı.
Avrupalı müttefikler, mevcut cephe hatlarının müzakerelerin başlangıç noktası olabileceğini dile getirirken, Trump “toprak değişimi” önerisinde bulundu. Ukrayna’nın şu anki önceliği, Rusya’nın kazandığı toprakları kullanarak yeni bir saldırı düzenlemesini önleyecek güvenlik garantileri almak.
Avrupa liderleri, NATO üyeliği olmadan benzer güvenlik garantileri sunmayı önerdi. Ancak, Moskova NATO üyeliğine şiddetle karşı çıkıyor. Putin, Ukrayna ordusunun büyüklüğünü sınırlamayı da gündeme getirdi, bu da Kiev için kabul edilemez.
Bir diğer tartışmalı konu ise kalıcı bir barış anlaşması öncesinde ateşkes talebidir. Ukrayna ve Avrupa müttefikleri, bir ateşkesin öncelikli olduğunu savunuyor. Ancak Trump, Putin ile yaptığı görüşme sonrası bu konuda tutumunu değiştirdi ve müzakerelerin uzun vadeli bir barış anlaşmasına odaklanması gerektiğini belirtti.




