Trump, ara seçimler öncesinde tarifeleri seçmenlere yönelik ekonomik vaadinin temel taşlarından biri haline getirmişti ve tarifeleri “sözlükteki en sevdiği kelime” olarak tanımlamıştı.
Yurt dışındaki fabrikaların ABD’ye döneceğini ve iş imkanları yaratacağını vaad eden Trump, tarifelerin kaybının ülkeyi derin bir duraklamaya sürükleyebileceğini belirtti.
Cuma günü verilen karar, uluslararası ticaretle ilgili siyasi ve ekonomik karmaşanın, seçim yılı boyunca süreceğini gösteriyor.
Trump, kararı “derin bir hayal kırıklığı” ve “saçmalık” olarak nitelendirirken, karşısında olan altı Yüksek Mahkeme yargıcını, “ülkemiz için doğru olanı yapma cesaretini gösterememekle” suçladı.
Trump, Cuma günü yaptığı basın toplantısında, yüksek mahkeme çoğunluğunu “RINO’lar ve radikal sol Demokratlar için aptallık yapmakla” itham etti.
Mevcut yasalar altında, Kongre’yi bypass ederek kendi başına yeni tarifeler getirme sözü verdi.
Trump, kararın kendisine ulaştığını, sabah saatlerinde bazı eyalet valileriyle yaptığı özel bir toplantıda bir not aracılığıyla öğrendiğini ifade etti.
Toplantı, kararın öğrenilmesinin ardından kısa bir süre içinde sona erdi.
Tarifeler siyasi olarak pek popüler değil
Cumhuriyetçi stratejist Doug Heye, başkanın bu karardan “mutlu olmayacağını” hemen anladıklarını belirtti.
Ancak Heye, Trump’ın ticaret gündemini sürdürmenin bir yolunu bulmaya çalışacağını ifade etti.
Beyaz Saray, tarifeleri sürdürmek için alternatif yasalar kullanmayı planlasa da, bu politikalar tartışmaları uzatacak ve seçmenler arasında popülaritesi düşük bir konuyu gündemde tutacaktır.
Bir AP-NORC anketine göre, Amerikalıların yaklaşık %60’ı Trump’ın diğer ülkelere yeni tarifeler uygulamada çok ileri gittiğini düşünüyor.
Özellikle, Trump’ın tarife politikalarının ABD’deki tüketim mallarının fiyatlarını artıracağına inananların oranı ise %76.
Trump, tarifeleri Cumhuriyetçi ticaret gündemini yeniden şekillendirmek için kullandı
Trump’ın agresif tarife kullanımı, birçok Cumhuriyetçi yasama organını hem kamu hem de özel olarak huzursuz etti.
Sonuç olarak, Trump’ın tarife politikalarının, orta sınıf ailelerin mağdur olmasına yol açtığı eleştirileri artmaktadır.
Buna rağmen, Trump, tarifelerin ulusal refah ile derin yoksulluk arasındaki farkı yarattığını savunarak, bu konuyu Georgia’daki seçmenlere yaptığı konuşmalarda sıkça dile getirdi.
Tarifelerin muhalefetle yüzleştiği bu süreç, Trump’ın ticaret politikalarını yeniden düşünmesini zorunlu kılabilir.




