Avrupa ülkeleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın, sekiz ülkeye Grönland üzerindeki Amerikan kontrolüne karşı çıktıkları için %10 gümrük vergisi uygulanacağını duyurmasının ardından sarsıldı. Trump’ın bu kararına yönelik tepkiler, “tehlikeli bir aşağı spiral riski” taşıdığına kadar uzandı ve “Çin ve Rusya’nın bu durumu fırsata çevireceğini” öngördü.
Trump’ın tehdidi, ABD’nin Avrupa’daki ortaklıklarını test etme potansiyeli taşıyor. Birçok Avrupa ülkesi, son günlerde Grönland’a askeri birlik göndermişti. Trump’ın duyurusu, binlerce Grönlandlının Nuuk’taki ABD Konsolosluğu önünde protesto düzenlediği gün yapıldı.
Grönland’da Trump’a karşı protesto.
Trump, gümrük vergilerini Danimarka ve diğer Avrupa ülkeleriyle Grönland’ın statüsü hakkında müzakereleri zorlamak için bir baskı aracı olarak kullanıyor gibi görünüyor. Vergiden etkilenecek ülkeler arasında Danimarka, Norveç, İsveç, Fransa, Almanya, Birleşik Krallık, Hollanda ve Finlandiya yer alıyor.
Avrupa Birliği Dış Politika Şefi Kaja Kallas, bu durumun ABD ile Avrupa arasındaki ayrışmalardan Çin ve Rusya’nın faydalandığını belirtti. Kallas, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, “Grönland’ın güvenliği NATO içinde ele alınabilir” dedi ve gümrük vergilerinin Avrupa ile ABD’yi yoksullaştıracağını ifade etti.
Trump’ın gümrük vergisi tehdidi, Avrupa’daki popülist müttefiklerinden de eleştiri aldı.
Norveç ve Birleşik Krallık, 27 üyeli AB’nin bir parçası değil, bu nedenle Trump’ın vergilerinin tüm bloku etkileyip etkilemeyeceği belirsizliğini koruyor. AB temsilcileri, potansiyel bir yanıt belirlemek için acil toplantılar düzenledi.
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Trump ile gümrük vergileri hakkında konuştuğunu ve bunları “bir hata” olarak nitelendirdi. Meloni, Grönland’a gönderilen askeri birliklerin ABD’ye karşı bir hamle olmadığını vurguladı.
Birleşik Krallık’ta, ana siyasi partiler de Trump’ın gümrük vergisi tehdidine karşı birleşti. İşçi Partisi lideri Keir Starmer, gümrük vergisi açıklamasını “tamamen yanlış” olarak nitelendirerek, hükümetinin bu konuyu ABD yönetimiyle doğrudan görüşeceğini belirtti.




