Donald Trump, geçmişteki bazı kararsız tavırlarıyla tanınan bir lider. Birkaç gün sonra, yeni tarifeler duyurunca piyasalarda büyük bir düşüş yaşandı.
Piyasa hareketleri, dünya genelindeki yatırımcıların, özellikle de Avustralya’dakilerin finansal geleceklerini büyük ölçüde etkileyen bir unsur haline geldi. Trump’ın bu dönemindeki etkiler, ilk dönemine göre daha ciddi boyutlarda yaşanıyor.
Bağımsız ekonomist Saul Eslake, Trump’ın ilk döneminde iki ana unsurun onu sınırladığını belirtti. Bunlardan ilki, başkanlık yarışını kazanmaktan beklemediği için bir plan geliştirmemesi, diğeri ise etrafında daha deneyimli danışmanların bulunmasıydı.
Trump’ın eylemleri, piyasalarda belirsizlik yarattığında, yatırımcılar genellikle dolara yönelirken, şimdi bu güvenli liman olarak İsviçre frangı ve değerli metallere kaydı.
Piyasa katılımcıları, Trump’ın genellikle hisse senedi piyasalarını başarı göstergesi olarak gördüğünü düşünerek hareket ediyor. Ancak, İran ile yaşanan gerginlik, Trump’ın bu sefer kolay bir geri adım atmasına olanak tanımıyor.
Trump, savaşın süresi hakkında çelişkili mesajlar verirken, bu durum piyasalarda tedirginliğe yol açtı. Eslake, geçmişteki olumsuz piyasa tepkilerinde Trump’ın geri adım atabildiğini fakat şu durumda böyle bir opsiyonun olmadığını belirtiyor.
İran ile barış sağlamak, mevcut durumda oldukça zor görünüyor. ABD’nin, müzakereler sırasında saldırılarda bulunması, İran’ın barış görüşmelerine istekli olma olasılığını azaltıyor.
Bölgeden çekilmek, İran’ın silahlarını kullanarak deniz trafiğini engellemeyeceği anlamına gelmiyor.




