Donald Trump, siyasi kariyeri boyunca, ABD’nin yurtdışında savaşlara katılmasını durduracağı vaadiyle basit bir dış politika gündemi oluşturdu. Bu, birçok tereddüt eden seçmeni Cumhuriyetçi aday lehine motive eden merkezi bir iddiaydı.
2013 yılında Trump, Twitter’dan, “Uzun zaman önce Başkan Obama’nın İran’a saldıracağını tahmin etmiştim, çünkü müzakere etme yeteneği yok” şeklinde bir mesaj paylaştı. 2012’de, “Obama’nın anketleri düşüşte, Libya veya İran’a saldıracağını izleyin. O çaresiz” dedi. 2011’de ise, “Barack Obama, seçilmek için İran ile bir savaşa başlayacak” ifadelerini kullandı.
2024 seçimleri öncesinde, “Kamala ve savaş yanlısı kabinesi Orta Doğu’ya girecek, milyonlarca Müslümanın ölmesine neden olacak” açıklamasında bulundu. Ancak Trump’ın iddialarının aksine, Obama, İran ile nükleer silah programını durduran bir anlaşma yaptı. İran, Trump’ın anlaşmayı iptal etmesinin ardından nükleer silah geliştirmeye yeniden başladı.
Trump’ın destekçileri, onun barışçıl yapısını sıkça vurguladı. JD Vance, Wall Street Journal’da, “Trump’ın en iyi dış politikası? Savaş başlatmamak” başlıklı bir makale yazdı. “O, 2024’te seçilirse, Amerikalıları yurt dışında savaşmaya göndermeyecek” dedi.
Ancak, Trump’ın yönetiminin iddiaları, şimdi geri dönüyor. ABD’nin İran’a düzenlediği saldırının ardından yapılan anketlerde, Amerikalıların çoğunluğu başkanın kararından memnun değil. CNN’in anketine göre, halkın %59’u İran’a askeri müdahaleye karşı. Washington Post ise %52 karşı, sadece %39 ise destekliyor.
Kamala Harris, uzun süre savaş istemediğini belirttikten sonra, Trump’ın eylemlerini kınayan bir açıklama yaptı: “Donald Trump, Amerikan halkının istemediği bir savaşa ABD’yi sürüklüyor” dedi. Şu anda, İran’ın ABD saldırısına karşılık vermesi sonucu altı Amerikan askerinin hayatını kaybettiği doğrulandı.




