Nabil Safiya, 15 yaşında, biyoloji sınavı için çalıştığı sırada kuzeniyle bir pizzacıda buluşmak üzere dışarı çıktı. Ancak bir motosikletli silahlı saldırgan geçtiği sırada, Nabil’in bulunduğu siyah Renault’a ateş açıldı. Olay, polisin daha sonra yanlış kimlik tespiti olarak değerlendirdiği bir cinayet olarak kaydedildi ve Kafr Yasif kasabasında büyük bir şok yarattı. Bu kasaba, birçok Filistin kasabası gibi, çeteler arası şiddet ve aile feudlarıyla uzun süredir boğuşuyor.
“Artık kurşunların ne zaman geleceği belli değil,” dedi Nabil’in babası Ashraf Safiya.
Filistinli Arap toplumu, artan şiddet olaylarıyla baş başa kalmış durumda. Aktivistler, mevcut hükümetin bu sorunu yeterince ele almadığını belirtiyor. İsrail’deki Filistinlilerin cinayet oranı, Yahudi toplumundakilerin 22 katından fazla. Bu durumu, köklü ayrımcılık ve ihmalin bir göstergesi olarak yorumluyorlar.
Tel Aviv’de binlerce kişi, güvenlik taleplerini dile getirmek için sokağa döküldü. Kafr Yasif’te ise, Nabil’in ölümünden sonra yapılan gösterilerde, öğrenciler derslerine girmedi ve ailesi evlerini onun hatırasına adadı.
Yetkililer, Nabil’in vurulmasına neden olan olayın “kan davaları”yla bağlantılı olduğunu ifade etti.




