Aryna Sabalenka, Avustralya Açık’ta üçüncü şampiyonluğunu kazanmak için 3-0 önde olduğu üçüncü setin başında büyük bir avantaj yakalamıştı.
Ancak bu noktadan sonra her şey ters gitmeye başladı. Elena Rybakina, ardı ardına beş oyun kazanarak dünya 1 numarasını iki kez kırdı ve Daphne Akhurst Anma Kupası’nı kaptı.
Eski Avustralyalı tenisçi Jelena Dokic, Rybakina’nın bu geri dönüşünün iki oyuncu arasındaki farkı ve Sabalenka’nın en büyük zayıf noktasını ortaya koyduğunu düşünüyor.
Bu durum esasen soğukkanlılıkla ilgili.
Üzgün Aryna Sabalenka, yalnız kalmak için havlusuna gömüldü. Darrian Traynor, Getty Images
Dokic, Rybakina’yı “buz kraliçesi” olarak tanımlarken, Avustralya Açık’ı kazanırken pek gülümsemediğini belirtti.
Büyük anlarda, bu soğukkanlılık ve icraat kabiliyeti, ateşli rakibine karşı belirleyici oldu.
Dokic, “Bu maçtan ve Sabalenka’yı izlerken çıkarabileceğim en büyük ders, duygusal tarafı,” dedi.
Sabalenka’nın duygusal kompozisyonunda önemli gelişmeler kaydettiği belirtilse de, Dokic, final öncesinde bu durumun hala bir Achilles topuğu olduğunu vurguladı.
Sabalenka, maçın gidişatında baskı altında kaldığını hissettiğini ifade etti. “Favouri olmaktan kaynaklanan baskıyı hissettim,” dedi.
Sabalenka, grand slam finallerinin genellikle iki veya üç puana bağlı olduğunu ve bu tür anların kendisini olumsuz bir zihniyete sürüklediğini belirtti.
Sonuç olarak, Rybakina, bu baskıyla başa çıkmayı başardı ve maça geri dönebildi.
Sabalenka, grand slam finallerinde dört galibiyet ve dört mağlubiyetle karşı karşıya kaldı. Avustralya’da da son iki finalde kaybetmiş oldu.
Maç sonrası açıklamalarda bulunan Sabalenka, konsantrasyon savaşının setler boyunca gidip geldiğini ifade etti.
Her ne kadar kaybetmiş olsa da, Sabalenka dünya sıralamasında bir numara olarak kalmaya devam etti; Rybakina ise üçüncülüğe yükseldi.




