Bu yıl Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a karşı İsrail ile birlikte savaşa girmesiyle, dünya genelinde “Hürmüz Boğazı” ifadesinin önemi birdenbire anlaşıldı.
Önceki savaş öncesi dünya petrol arzının yaklaşık beşte biri bu dar su yolundan geçiyordu ve İran, ticari gemilere yönelik saldırılarla bu geçişi hemen durdurdu.
Hürmüz Boğazı, dünya üzerindeki en kritik enerji tedarik yollarından biridir. Ancak boğaz, yalnızca petrol ile sınırlı kalmayıp, temel diğer ürünlerin de geçişinde önemli bir rol oynamaktadır.
Tedarik zinciri uzmanı David Leaney, “Ham petrol rafinelerken, 10 farklı ürün elde edersiniz. Bunlardan üçü yakıttır” dedi.
Doğal gaz
Katar, dünya doğal gazının yaklaşık yüzde 20’sini üretiyor ve bu durum, global pazar için hayati bir öneme sahip. Ancak İran, Katar’ın üretim tesislerini hedef alarak faaliyetten çıkardı.
Avustralya, bu durumu stratejik bir avantaj olarak görebilir. Leaney, Katar’ın piyasadan çıkmasının Avustralya’nın rezervlerini daha önemli hale getirdiğini belirtti.
Helyum
Helyum, yalnızca eğlenceli sesler için değil, aynı zamanda yarı iletken çiplerin üretimi ve MRI taramaları gibi yüksek teknoloji uygulamalarında da gereklidir. Avustralya doğrudan helyum ithal etmese de, Tayvan’a yapılan ihracat hayati önem taşıyor.
İnşaat malzemeleri
Yeni projelerde kullanılan PVC ve plastik borular gibi birçok inşaat malzemesi, petrol rafinajı yan ürünleridir. Leaney, inşaat maliyetlerinin hızla yükseldiğini ifade etti.
Üre
Avustralya’nın gıda ihracatı göz önüne alındığında, üre üretimi de önemli bir konu. Ancak savaşın başlangıcında üreye olan talebin artmasıyla birlikte, çiftçiler için zorluklar ortaya çıkmaya başladı.
Avustralya, Hürmüz Boğazı üzerinden büyük miktarda gübre ithal ediyor ve bu durumun etkileri yıl sonuna doğru daha belirgin hale gelecektir.




