Kral III. Charles’ın Amerika Birleşik Devletleri’ne yapacağı ziyaret ve Başkan Donald Trump ile gerçekleştireceği görüşme, saltanatının en önemli yurtdışı seyahati olarak öne çıkıyor.
Her iki kıtanın da beklentileri yüksek; önümüzdeki hafta gerçekleşecek kraliyet ziyareti, İran savaşıyla ilgili yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle 70 yılın en düşük seviyesine inen ABD-İngiltere arasındaki “özel ilişkileri” yeniden tesis etmeyi amaçlıyor.
Sadık bir monarşist olan Trump, BBC’ye yaptığı açıklamada, Kral’ın ziyaretinin Washington-Londra ilişkilerini “kesinlikle” onarabileceğini belirtti ve Charles hakkında övgü dolu sözler sarf etti.
Kral Charles ve Kraliçe Camilla, Britanya’nın egemenlikten bağımsızlık ilanının 250. yıldönümünü kutlamak üzere gelecek Pazartesi günü dört günlük bir ziyaret için ABD’ye gidecek. Monark, Başkan ile özel bir görüşme gerçekleştirecek ve Kongre’ye bir konuşma yapacak.
Sydney Üniversitesi kültürel tarihçisi Cindy McCreery, bu ziyaretin aylardır planlandığını ve Trump’ın İngiltere’ye yaptığı resmi ziyaretin ardından gerçekleştiğini vurguladı.
Kraliyet ziyaretinin, son dönemdeki ABD-İngiltere gerginliklerini hafifletme etkisinin, iki ülke arasındaki uzun yıllara dayanan ekonomik, askeri ve güvenlik bağlarını kamuoyuna yansıtmak olduğu düşünülüyor.
Trump, Kral Charles ile olan dostluğunu vurgulayarak, “Kral Charles’ı bekliyorum. O benim arkadaşım. Konuştuk ve harika zaman geçireceğiz,” dedi.
Bazı yorumcular, bu ziyareti, Kral’ın annesi Kraliçe II. Elizabeth’in yedi on yıl önce Beyaz Saray’ı ziyaretine benzetiyor. O dönemde Anglo-Amerikan ilişkileri oldukça kötü bir durumda bulunmaktaydı.
Kraliçe Elizabeth, 1957’de Suez Kanalı’nın İngiltere ve Fransa tarafından alınmasının ardından Başkan Dwight Eisenhower ile bir araya gelerek, “yumuşak diplomasi” ile İngiltere’nin ABD ile ilişkilerini yeniden tesis etmesine katkıda bulunmuştu.




