Saatlerin ileri alınmasıyla birlikte bir saatlik uyku kaybı, sadece bir rahatsızlık değildir; bu durum sağlığımız üzerinde önemli etkiler yaratır. Yaz saati uygulaması sırasında yaşanan bu değişiklik, konsantrasyon kaybı, yorgunluk ve ruh hali değişikliklerinin yanı sıra, trafik kazaları ve kalp krizi ile felç riskinde artışa neden olabilir. Ancak bu sorunları önlemek için Ekim 4’teki saat değişikliği öncesinde küçük bir ayarlama yapabiliriz.
Resmed Tıbbi İşler Direktörü Alison Wimms, yaz saati uygulamasının bedenimizi zorladığını belirtiyor. Bedenimiz, içsel bir saat olan sirkadiyen saat ile çalıştığından, derin uykuya daldığımız bir saatte uyanmak bedenimizi zor durumda bırakıyor.
Bu durumu hafifletmek için şimdi alarm saatlerimizi her gün 15 dakika daha erken kurarak değişikliğe alışabiliriz. Ayrıca sabah gün ışığına çıkmak, sirkadiyen ritmin günün başladığını anlamasına yardımcı olur.
Wimms, “Eğer sabah insanı değilseniz bile, bu tür bir değişim ani olmayacak şekilde kademeli geçiş yapmak önemli,” diyor. Cumartesi sabahı da yeni saat düzenine sadık kalmak ve hafta sonu boyunca uzun uykuya dalmaktan kaçınmak kritik bir öneme sahip.
Wimms, “Düzenli uyanma saatleri oluşturmak, bedenin bu yeni zaman dilimine alışmasını kolaylaştıracaktır,” diyor. Ancak uyku saatini ayarlamak, uyanma saatine göre daha karmaşık bir süreçtir.
Uyku hijyenine dikkat etmek, ekranlardan uzak durmak ve yatmadan önce gevşemek de önemlidir. Eğer yaz saati uygulaması başladıktan bir hafta sonra hâlâ uyku sorunları yaşıyorsanız, bir doktora başvurmanız önerilir.




