ABD Başkanı Donald Trump, Tahran’a savaşın sona ermesi için müzakere yapma konusunda “ciddileşmeleri gerektiği” uyarısında bulundu.
Trump, Perşembe günü sosyal medyada yaptığı paylaşımda İranlı liderlere “çok geç olmadan müzakere etmeleri” gerektiğini belirtti ve “bir kez o noktaya gelindiğinde geri dönüş olmayacak, bu pek hoş olmayacak!” ifadelerini kullandı.
Detay vermeyen Trump, İran’ın müzakere etmesi gerektiğini çünkü “askeri olarak yok edildiğini ve geri dönüş şansının sıfır olduğunu” söyledi.
Trump’ın bu paylaşımı, Tahran’ın 15 maddelik ateşkes planını reddetmesinin ardından geldi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, devlet televizyonuna verdiği röportajda hükümetinin savaşın sona ermesi için müzakerelere katılmadığını ve planlamadığını ifade etti.
Pakistan, ABD ve İran’ı müzakere masasına çekmek için aktif olarak çalıştığını duyurdu. Ancak, Pakistan Dışişleri Bakanlığı, bu hafta İslamabad’da doğrudan görüşmelerin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine dair bir doğrulama yapmadı.
İsrail ordusu, Perşembe günü İran donanma istihbarat şefi Behnam Rezaei’yi öldürdüğünü duyurdu ve onu “deniz istihbaratında merkezi bilgi otoritesi” olarak nitelendirdi.
ABD, İran’da kullanılmak üzere binlerce asker göndermeye hazırlanıyor. Savaşın neden olduğu ölü sayısı İran’da 1900’ün, Lübnan’da ise 1100’ün üzerinde. Diğer bölgelerde de ölümler meydana geldi. Milyonlarca insan Lübnan ve İran’da yerinden edildi.
Trump, Cumhuriyetçiler arasında derin bir destek bulsa da, yeni bir anket, bu tür uzun süreli bir savaşın, destekçilerini hayal kırıklığına uğratabileceğini gösteriyor. Anket sonuçlarına göre, Cumhuriyetçilerin yüzde 81’i İran’ın nükleer silah edinmesini önlemenin “son derece” veya “çok” önemli olduğunu belirtiyor.
Ancak, Cumhuriyetçilerin yalnızca yarısı İran yönetimini değiştirmeyi yüksek bir öncelik olarak görüyor. Bu durum, Trump’ın savaş sürecindeki tutumunu sorgulayan bazı seçmenlerin görüşlerini yansıtıyor.
Trump’ın dış politika konusundaki kararlarına yönelik güven, Cumhuriyetçiler arasında hala yüksek. Ancak, savaşın uzun süreli hale gelmesi durumunda bu güvenin sarsılabileceği düşünülüyor.




