Donald Trump, Kuzey Atlantik Antlaşması’ndan (NATO) çekilmekten korkmadığını belirtiyor. Ancak, ABD gerçekten bu anlaşmadan ayrılabilir mi? Başkan Trump, ilk döneminden itibaren, Kanada, Birleşik Krallık, Fransa ve diğer 28 Avrupa ülkesiyle olan bu 77 yıllık güvenlik ittifakından çekilme tehditlerini sıkça dile getirdi. Son olarak, NATO’yu İran’daki askeri hedeflerine yardımcı olmamakla eleştirdi.
Trump’ın son açıklamaları, endişeleri artırmış durumda. Telegraph’a verdiği demeçte, NATO üyeliğini yeniden değerlendirmeyeceğini ifade etti ve “NATO’yu hiç önemsemedim. Onların bir kağıt kaplan olduğunu her zaman biliyordum” dedi.
1949 yılında ABD, Kanada, Birleşik Krallık, Fransa ve Danimarka’nın da aralarında bulunduğu 12 ülke ile kurulan NATO, zamanla 32 üye ülkeye ulaştı. Antlaşmanın temelini oluşturan 5. madde, bir üye ülkeye yapılan silahlı saldırının tüm üyelere saldırı olarak değerlendirileceğini belirtiyor.
Trump, NATO üyelerinin İran’daki askeri operasyonlarda ABD’ye yeterince destek vermediğini savunsa da, ABD’nin İran’a karşı başlattığı savaşta bir saldırı altında olmadığına dikkat çekiliyor.
NATO ile olan gerilimin ana kaynağı, Trump’ın ABD’nin bu antlaşmaya diğer Avrupa ülkelerinden daha fazla katkıda bulunduğuna dair duyduğu rahatsızlık olarak öne çıkıyor. ABD, NATO’nun toplam savunma harcamalarının yaklaşık üçte ikisini karşılıyor. Ancak, bu durum ABD’nin yüksek GSYİH’sından kaynaklanıyor.
ABD’nin NATO’dan çekilmesi mümkün olsa da, süreç karmaşık. Trump’ın, Senato veya Kongre’nin onayını alması gerekiyor. 2023’te kabul edilen bir yasa, başkanın NATO’dan çekilmesini, Senato’nun tavsiyesi ve onayı olmadan yasaklıyor.
Ayrıca, Trump’ın NATO ülkelerine ayrılma kararını bildirmesi ve bu kararın uygulanabilmesi için bir yıl beklemesi gerekecek. Ancak, Trump daha önce de bazı kuralları atlayarak hareket etmişti.




