Nationwide protests, İran’daki teokrasiyi sorgulayan göstericilerin, başkent Tahran ve ikinci en büyük şehir Mashhad’da sokaklara döküldüğü bir dönemde, iki haftayı geride bıraktı. Aktivistlerin bildirdiğine göre, gösteriler sırasında en az 116 kişi hayatını kaybetti. İnternetin kesik olması ve telefon hatlarının kapalı olması, yurtdışındaki gözlemcilerin durumu değerlendirmesini zorlaştırıyor. ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı, protestolar sırasında 2,600 kişinin gözaltına alındığını bildirdi.
İran Meclis Başkanı Mohammad Bagher Qalibaf, ABD’nin İran’a yönelik askeri bir saldırısının, askerlerin ve İsrail’in “meşru hedefler” olacağını belirtti. Qalibaf, İran parlamentosundaki bir oturumda, “Amerika’ya ölüm!” bağırışları eşliğinde bu tehdidi dile getirdi.
Protestocular, Tahran’daki baskılara rağmen sokaklarda dans ederek ve ateş yakarak gösteri yapmaya devam ediyor. Trump, sosyal medyada İran halkının “özgürlük arayışında” olduğunu belirterek destek sundu. ABD Dışişleri Bakanlığı ise Trump’ın sözlerinin ciddiye alınması gerektiğini vurguladı.
Mashhad’da da protestocular, güvenlik güçleriyle karşı karşıya geldi. Yangınlar ve engellerle dolu sokaklar görüntülendi. İslam Devrimi’nin en kutsal yeri olan İmam Reza türbesinin bulunduğu bu şehirdeki gösteriler, teokrasiye karşı daha büyük bir meydan okuma anlamı taşıyor. İran’ın sürgünde olan Tahtın Prensi Reza Pahlavi, protestoları destekleyerek, göstericileri eski bayrağı taşımaya çağırdı.
Protestolar, 28 Aralık’ta İran rialinin değer kaybıyla başladı ve zamanla, İran’ın teokratik yönetimine doğrudan meydan okumaya dönüşerek büyüdü.




