Ülkenin mali durumu önemli ölçüde iyileşiyor ve hükümetin bu başarıda büyük katkısı var; bu katkı yüzlerce milyar doları buluyor.
Bağımsız Parlamento Bütçe Ofisi’nin yeni analizine göre, İşçi Partisi’nin son bütçede işçilere yönelik vergi yükünü hafifletme çabalarına rağmen, 10 yıl içinde daha fazla yükü üstlenecekler.
Maliye Bakanı Jim Chalmers, reformun milyonlarca genç Avustralyalı için zorunlu olduğunu belirtti. Alex Ellinghausen
Eğer vergi politikaları şu andan itibaren değişmezse, Avustralyalılar 2026-37 yılına kadar ek 336 milyar dolarlık kişisel gelir vergisi ödeyecek. Bu miktar, bu yılki 390.9 milyar dolardan büyük bir artış göstererek toplamda 720 milyar doları geçecek.
Kişisel gelir vergisi, 2029-30 yılı itibarıyla hükümetin gelirinin yarısını ve 2036-37 yılına kadar %53.8’ini oluşturacak.
Bu durum, 1 Temmuz’da uygulanmaya başlanan en düşük vergi dilimindeki %1’lik kesintinin ardından biraz tuhaf görünebilir; ancak bunun temel sebebi “vergi dilimi kayması”dır.
Vergi dilimi kayması, maaşların arttığı ancak vergi dilimlerinin buna göre ayarlanmadığı durumlarda meydana gelir. Bu da bireylerin zamanla daha yüksek vergi dilimlerine itilmesine yol açar.
Parlamento Bütçe Ofisi, ortalama vergi oranlarının 2026-27’de %24.9’dan 2036-37’de %28.6’ya yükselebileceğini öngörüyor.
Ancak bu durum, vergi mükellefleri için iyi bir haber olsa da, hükümetin mali durumu açısından pek olumlu değil.
Artan emtia fiyatlarının kısa vadede fayda sağlamasına karşın, PBO, 2034-35 yılına kadar beklenen fazla durumunun büyük ölçüde gelir vergisi tahsilatına bağlı olduğunu vurguluyor.
Geçmişteki vergi indirimlerine benzer kişisel gelir vergisi indirimleri verilmesi halinde, orta vadede fazla durumuna ulaşmanın olasılığının azalacağını belirtiyor.
NDIS Kesintileri ve Göçmen Etkisi
Labor’un NDIS’e yönelik yaptığı “tarihi” kesintiler, hükümetin mali durumunu büyük ölçüde iyileştiriyor. Ancak bu kesintiler, hızlı büyüyen yapısal harcamalarla, özellikle de faiz giderleriyle dengeleniyor.
Göçmenlerin, genellikle Avustralya doğumlulardan daha olumlu bir mali etki yarattığı belirtiliyor. Göçmenler, iş gücüne hazır bir şekilde geldikleri için, yaşlı bireylerin ihtiyaç duyduğu ek harcamaları gerektirmiyorlar.
Bu tahminler, net yurt dışı göçmen sayısının önümüzdeki on yıl boyunca yaklaşık 235,000 olacağını varsayıyor. Ek 40,000 kişinin gelmesi, hükümetin nakit dengesine 80.6 milyar dolar ekleyebilirken, 40,000 kişinin azalması 79.1 milyar dolarlık kayba neden olacak.
Tüm bu bulgular, Koalisyon ve One Nation’ın göçmen sayısını önemli ölçüde azaltma vaatleri için büyük anlamlar taşıyor.
Son olarak, Orta Doğu’daki savaş gibi küresel çatışmalar, tüm bu öngörülerin geçerliliğini etkileyebilir. Şu an için, savaşın getirdiği petrol fiyatlarındaki artış, hükümetin mali durumuna olumlu yansıyor. Ancak yüksek fiyatların uzun vadede ekonomik büyüme ve vergi gelirlerini olumsuz etkileyebileceği konusunda da uyarılar yapılıyor.




