Eğer beyninizin çok sayıda açık sekme barındıran bir internet tarayıcısına benzediğini hiç düşündüyseniz, bunun arkasında “açık döngüler” adı verilen bir kavram yatıyor olabilir. Bu kavram, tamamlanmamış görevleri tamamladıklarımıza göre daha fazla hatırladığımızı ifade ediyor ve beynimiz üzerinde büyük bir yük oluşturuyor.
Ancak herkes bu durumu aynı şekilde hissetmiyor. Yeni Güney Galler Üniversitesi Psikoloji Okulu’ndan Dr. Nikki-Anne Wilson, tamamlanmamış görevlerin zihnimizde kalmasının arkasında o göreve bağlı duyguların yattığını belirtiyor.
Tamamlanmamış görevler, tamamlanana kadar beynimizde döner durur ve bu bizi yorgun ve bunalmış hissettirir. iStockphoto
Dr. Wilson, “Bazı insanlar tamamlanmamış şeyleri hatırlamaya daha yatkın olabilir. Duyguların görevle olan ilişkisi, bu durumu etkiliyor” diyor.
Açık döngülerin zihinsel sağlığımız üzerinde olumsuz etkileri vardır. Beynimizin ön loblarındaki çalışma hafızası sınırlıdır ve çok fazla açık döngü olması durumunda bu, zihinsel yorgunluğa neden olur. Ayrıca, bu durum uykumuzu da olumsuz etkileyebilir.
Dr. Kelly Gough, Avustralya Psikolojik Derneği başkanı, “Aynı anda birden fazla çözülmemiş hedefi izliyorsanız, bu sistemin kapasitesini aşmış oluyorsunuz” şeklinde uyarıyor.
Günümüz yaşamında birçok insanın açık döngü kavramıyla kendini özdeşleştirmesinin nedeni, bilgi yükünün fazlalığıdır. Dr. Wilson, “Beynimiz bu kadar fazla bilgiyle başa çıkmak için tasarlanmadı” diyor.
Açık döngüleri hafifletmek için yapılabilecekler arasında, tamamlanmamış görevlerin bir listesini yazmak yer alıyor. Bu, zihinsel yükü azaltmaya yardımcı olabilir.
Görevlerinizi yazdıktan sonra, öncelik sırasına göre düzenlemek de önemlidir. Daha büyük görevleri küçük adımlara bölersek, başlamak daha kolay hale gelir.
Rutinler de açık döngüleri kapatmada etkili olabilir. Örneğin, belirli günlerde ana temizlik işleri yaparak, görevleri zamanında tamamlayabilirsiniz. Ancak, tüm döngüleri kapatmanın mümkün olmadığını unutmamak gerekiyor.




