Düzenli uyku saatleri, daha iyi uyku ve sağlık için önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Ancak, her gün saat 10’da yatıp 7’de kalkmanın bu kadar basit olmadığı belirtiliyor.
Gerçekten de, bu konuda biri diğerine göre daha fazla etkiye sahip; bunun nedeni, biyolojik saatimizle ilgili olmasının yanı sıra, uygulamanın daha kolay ve stres yaratmaması.
Düzenli bir uyanma saati, biyolojik saatimizin etkisiyle kontrol edilebilir. iStockphoto
Adelaide Uyku Sağlığı Enstitüsü’nden Prof. Dr. Leon Lack, düzenli bir yatma saatinin “sorunlu” olduğunu, çünkü uygulanmasının zor olduğunu ifade ediyor.
Uykuya dalmak için vücut saatimizin hazır olmaması durumunda, istenen saatte yatmak, uykusuz kalmamıza neden olabiliyor. Bu durum, kaygı yaratabiliyor.
Yatmadan önce “her gece aynı saatte yatmalıyım” düşüncesi, kişiyi sıkıntıya sokabilir. Bu durum, zamanla uykusuzluğa yol açabilir.
Lack, “Aksine, uykulu hissettiğinizde yatmayı ve düzenli bir uyanma saati belirlemeyi öneriyorum” diyor. Güne ışıkla başlamak, biyolojik saati düzenlemede yardımcı oluyor.
Hafta sonları da düzenli uyanma saatinin sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Lack, uyku düzeninin bozulmaması için erken kalkmanın faydalı olduğunu belirtiyor.
Psikolog Dr. Kelly Gough, uyku saatlerinde küçük ayarlamalar yapmanın daha iyi sonuçlar vereceğini ifade ediyor. Uyanma saatini yavaş yavaş değiştirmek, alışmayı kolaylaştırıyor.
Sonuç olarak, uyku düzenine dikkat etmek ve kendinize nazik olmak, daha iyi bir uyku kalitesi için önemli. Unutulmaması gereken, bir kötü uykunun ardından genellikle daha iyi bir uykunun geleceğidir.




