Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Uganda’da, üç sağlık çalışanının da arasında bulunduğu en az 80 kişi hayatını kaybetti ve yüzlerce kişi, hastalığa yol açan virüsün nadir bir türü ile enfekte oldu.
Hastalığın daha geniş bir alana yayılmasından endişe ediliyor ve bu nedenle kontrol stratejileri uygulanmaya başlandı.
Ebola hastalığı, virüs grupları tarafından kaynaklanmaktadır. Bu virüslerden üçünün büyük salgınlara neden olduğu bilinmektedir: Ebola virüsü, Sudan virüsü ve Bundibugyo virüsü.
Mevcut salgın, daha önce yalnızca iki kez görülen nadir bir tür olan Bundibugyo virüsünden kaynaklanmaktadır.
Ebola virüsü ilk olarak 1976 yılında tanımlanmış ve adını, bulunduğu bölgedeki Ebola Nehri’nden almıştır. Bu virüsler, Sahra Altı Afrika’ya özgüdür.
Hastalığın yayılma şekli hakkında bilgi veren Dünya Sağlık Örgütü, meyve yarasalarının Ebola virüslerinin doğal taşıyıcıları olduğunu ve insanların bu hayvanlarla temas yoluyla enfekte olabileceğini belirtmektedir.
Ebola hastalığı belirtileri, enfeksiyondan iki gün ile üç hafta arasında ortaya çıkmaktadır. Genellikle belirtiler bir hafta içinde görülmektedir. Başlangıçta grip benzeri semptomlar, ateş, halsizlik ve boğaz ağrısı ile kendini gösterir.
Devam eden vakalarda ise gastrointestinal sorunlar, döküntü, nöbet ve kanama gibi belirtiler görülebilir.
Ebola hastalığının ortalama ölüm oranı, hangi virüs türünün neden olduğuna bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Ebola virüsü ile enfekte olanlarda ölüm oranı %90’a kadar çıkabilmektedir.
Şu an için sadece Ebola virüsü için onaylı bir aşı ve tedavi bulunmaktadır. Bundibugyo virüsünden kaynaklanan hastalık için ise aşı bulunmamaktadır.
Dünya Sağlık Örgütü, Ebola hastalığı salgınını uluslararası bir sağlık acil durumu olarak ilan etmiştir. Ancak bu salgın, COVID-19 gibi bir pandemi acil durumu kriterlerini karşılamamaktadır.




